Blog
PFO (Patent Foramen Ovale) Nedir?

İçindekiler
Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir? Bu soru, genellikle nedeni açıklanamayan bir inme (felç) veya şiddetli migren atakları sonrası yapılan tetkiklerde karşılaşılan bir durumu ifade eder.
PFO, kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan ve anne karnındaki bebeklerde normalde açık olan küçük bir deliğin, doğumdan sonra kapanması gerekirken açık kalması durumudur.
Anne karnında akciğerler henüz işlevsel olmadığı için kanın akciğerlere gitmeden vücuda dağılmasını sağlayan bu geçit, normalde doğum sonrası ilk aylarda kendiliğinden kapanır. Ancak toplumun yaklaşık %25’inde bu kapanma gerçekleşmez.
Çoğu insan bu delikle yaşadığının farkına bile varmazken, bazı durumlarda bu açıklık ciddi sağlık sorunlarına, özellikle de pıhtı atması sonucu inmeye zemin hazırlayabilir.
PFO (Patent Foramen Ovale) Neden Olur?
Patent Foramen Ovale (PFO) neden olur sorusunun cevabı, anne karnındaki gelişimin doğal bir sürecinde gizlidir.
Fetal gelişim sırasında, kalbin üst iki odacığı (sağ ve sol kulakçıklar) arasında kan akışını sağlayan “foramen ovale” adı verilen bir kapakçık benzeri açıklık bulunur.
Bebek doğup ilk nefesini aldığında, akciğerlerdeki basınç düşer ve kalbin sol tarafındaki basınç artarak bu kapakçığı iter ve deliğin kapanmasını tetikler.
Zamanla bu iki doku birbirine kaynayarak deliği tamamen ortadan kaldırır.
Ancak bazı insanlarda bu kaynaşma tam olarak gerçekleşmez ve kapakçık potansiyel olarak açık kalır. Bunun neden bazı insanlarda kapanmadığı tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörlerin rol oynayabileceği düşünülmektedir.
PFO Belirtileri Nelerdir?
PFO belirtileri genellikle hiçbir şikayete yol açmadığı için sinsi bir seyir izler. Çoğu kişi bu durumu tesadüfen yapılan kalp kontrollerinde veya başka bir sağlık sorunu araştırılırken öğrenir.
Ancak bazı hastalarda şu belirtilerle ilişkilendirilebilir:
-
Açıklanamayan İnme (Kriptojenik İnme): Özellikle genç yaşta görülen ve belirgin bir damar tıkanıklığı veya ritim bozukluğu saptanmayan felç vakalarında PFO’dan şüphelenilir.
-
Şiddetli Migren Atakları: Özellikle auralı migren hastalarında PFO görülme sıklığı normal popülasyona göre daha yüksektir.
-
Geçici İskemik Ataklar (GİA): Kısa süreli uyuşma, konuşma bozukluğu veya görme kaybı gibi belirtilerle kendini gösteren “küçük felçler”.
-
Vurgun (Dekompresyon Hastalığı): Dalgıçlarda, basınç farkına bağlı oluşan pıhtıların bu delikten geçerek beyne gitmesi riski artabilir.
PFO ve İnme Riski (Paradoksal Emboli)

Patent Foramen Ovale (PFO) varlığının en korkulan sonucu, görselde de şematize edildiği üzere “Paradoksal Emboli” mekanizmasıyla gelişen inmedir.
Normal şartlarda, vücudun toplardamar sisteminde (özellikle bacaklarda) oluşan küçük pıhtılar, kalbin sağ tarafına gelir ve oradan akciğerlere pompalanarak akciğerin kılcal damarlarında “filtrelenir” (eritilir). Ancak PFO’su olan kişilerde bu süreç tehlikeli bir kestirme yola dönüşebilir.
Eğer kişi ıkınma, ağır kaldırma veya öksürme gibi karın içi basıncını artıran bir hareket yaparsa, kalbin sağ tarafındaki basınç geçici olarak sol taraftan yüksek hale gelir.
Bu sırada, eğer sağ kulakçıkta bir pıhtı varsa, bu pıhtı akciğerlere gidip temizlenmek yerine, açık olan delikten (PFO) doğrudan sol kulakçığa, yani temiz kanın olduğu tarafa geçer.
Tıpta buna “sağdan sola şant” denir. Temiz kana karışan bu pıhtı, aort yoluyla vücuda pompalanır ve görselde görüldüğü gibi en sık beyin damarlarına giderek orayı tıkar.
Sonuç, beynin o bölgesinin beslenememesi, yani İnme (Stroke) tablosudur.
Buna “Paradoksal Emboli” denmesinin sebebi, toplardamarda oluşan bir pıhtının, beklenmedik bir şekilde atardamar sistemini tıkayarak felce yol açmasıdır.
PFO (Patent Foramen Ovale) Kimlerde Görülür?
Patent Foramen Ovale (PFO) kimlerde görülür sorusuna verilecek en şaşırtıcı yanıt; toplumdaki her 4 sağlıklı yetişkinden 1’inde bu açıklığın bulunduğudur. Herhangi bir cinsiyet ayrımı gözetmeksizin her yaş grubunda görülebilir.
Genellikle masum kabul edilse de, özellikle bacak damarlarında pıhtılaşma (derin ven trombozu) olan kişilerde bu pıhtıların PFO aracılığıyla kalbin sağından soluna geçip beyne gitme riski bulunduğu için bu gruptaki hastalar daha riskli kabul edilir.
PFO (Patent foramen ovale) Tanısı Nasıl Konur?
Patent Foramen Ovale (PFO) tanısı koymak için standart kalp tetkikleri her zaman yeterli olmayabilir. Tanı sürecinde kullanılan en etkili yöntemler şunlardır:
-
Transtorasik Ekokardiyografi (TTE): Göğüs duvarından yapılan rutin kalp ultrasonu. Deliğin kendisi küçük olduğu için her zaman net görülmeyebilir.
-
Kabarcık Testi (Bubble Test): Kol damarından içinde hava kabarcıkları bulunan özel bir serum verilirken kalp ultrasonu yapılır. Eğer kabarcıklar kalbin sağından soluna direkt geçiyorsa PFO tanısı kesinleşir.
-
Transözofageal Ekokardiyografi (TEE): Yemek borusundan girilerek yapılan detaylı ultrason. Deliğin yapısını ve boyutunu en hassas gösteren yöntemdir.
Ameliyatsız PFO Kapama Nedir ve Nasıl Yapılır?
Ameliyatsız PFO kapama, cerrahi işleme gerek kalmadan kalpteki deliğin kapatılmasını sağlayan modern bir yöntemdir. Bu işlem genellikle şu adımlarla gerçekleştirilir:
-
Kasıktan Giriş: Lokal anestezi altında kasık toplardamarından ince bir kateter ile kalbe ulaşılır.
-
Cihaz Yerleştirme: “Şemsiye” olarak da bilinen, nitinol (nikel-titanyum alaşımı) bazlı küçük bir kapatma cihazı kapalı halde deliğin bulunduğu bölgeye ilerletilir.
-
Kapatma İşlemi: Cihaz deliğin her iki yanına gelecek şekilde açılır ve delik bir sandviç gibi arada sıkıştırılarak kapatılır.
-
İyileşme: İşlem genellikle 30-45 dakika sürer. Hasta aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilir. Zamanla kalp dokusu bu cihazın üzerini örterek deliği kalıcı olarak ortadan kaldırır.
Sonuç

Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir? Sonuç olarak PFO, toplumda çok sık rastlanan ancak çoğu zaman sessiz kalan bir yapısal durumdur.
Eğer açıklanamayan bir inme veya şiddetli migren gibi belirtileriniz varsa, bu deliğin varlığı kardiyolojik açıdan değerlendirilmelidir.
Ameliyatsız yöntemlerle bu deliğin kapatılması, felç riskini ciddi oranda azaltan, güvenli ve hasta konforu yüksek bir prosedürdür.
Bir Samsun Kalp Doktoru olarak, inme riski taşıyan hastalarımızda PFO taramasının hayati önem taşıdığını ve kapama işleminin modern tıbbın sunduğu en etkili koruyucu yöntemlerden biri olduğunu hatırlatmak isteriz.
Sıkça Sorulan Sorular
PFO kapandıktan sonra pıhtı riski tamamen biter mi?
PFO kapama işlemi, delik aracılığıyla beyne gidebilecek pıhtı yolunu kapatır. Ancak pıhtılaşmaya neden olan başka faktörler varsa (genetik kan bozuklukları, ritim bozuklukları vb.), bunlar için ek ilaç tedavileri gerekebilir.
İşlemden sonra ne kadar sürede normal hayata dönülür?
Ameliyatsız kapama sonrası hastalar genellikle 24 saat içinde evlerine dönebilir ve birkaç gün içinde ağır sporlar hariç tüm günlük aktivitelerine başlayabilirler.
PFO genetik midir?
Ailesinde PFO veya doğuştan kalp deliği olan kişilerde bu durumun görülme ihtimali bir miktar daha yüksektir, ancak kesin bir genetik geçiş kuralı yoktur.
Cihaz ömür boyu kalpte mi kalıyor?
Evet, yerleştirilen cihaz ömür boyu kalpte kalır. Vücut uyumu yüksek olan bu cihazlar zamanla kalp dokusuyla bütünleşir ve genellikle herhangi bir alerjik reaksiyon veya rahatsızlık oluşturmaz.
İletişime Geçin




