Blog
TAVI Yöntemi Nedir? Ameliyatsız Aort Kapak Değişimi Rehberi

İçindekiler
TAVI yöntemi, ileri yaştaki ve açık kalp ameliyatı riski yüksek olan ciddi aort darlığı hastaları için geliştirilmiş devrim niteliğinde bir tedavi seçeneğidir.
Yakın zamana kadar, kalbin ana atardamar kapağı olan aort kapağında ileri derecede kireçlenme ve daralma olan bu hastalar için tek tedavi şansı, göğüs kafesi açılarak yapılan riskli bir açık kalp ameliyatıydı.
Ancak TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu) yöntemi sayesinde, artık kasıktan girilerek, ameliyatsız bir şekilde aort kapağının değiştirilmesi mümkün hale gelmiştir.
Bu çığır açan teknoloji, özellikle yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen ya da ameliyat riski çok yüksek bulunan binlerce hastaya yeni bir yaşam şansı sunmaktadır.
Bu yazıda, TAVI yönteminin ne olduğundan kimlere uygulandığına, işlem aşamalarından iyileşme sürecine kadar tüm detayları bulabilirsiniz.
Aort Kapak Darlığı: Belirtiler ve Tanı
Aort kapak darlığı, kalbin sol karıncığından çıkan ve vücuda temiz kanı pompalayan aort kapağının zamanla kireçlenerek sertleşmesi ve tam olarak açılamaması durumudur.
Kapakçıklar esnekliğini kaybedince, kanın vücuda pompalanması zorlaşır ve kalp daha fazla çalışmak zorunda kalır.
Hastalık ilerledikçe, kalp bu ağır yükü taşıyamaz hale gelir ve ciddi belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler genellikle şunlardır:
- Eforla gelen nefes darlığı: En sık görülen belirtidir. Önceden rahatça çıkılan bir merdiven veya yokuş artık nefes nefese kalmaya neden olur.
- Göğüs ağrısı (Anjina): Özellikle efor sırasında kalbin yeterince oksijen alamamasına bağlı olarak göğüste baskı veya sıkışma hissi.
- Bayılma (Senkop): Özellikle efor sırasında beyne yeterli kan gitmemesine bağlı olarak gelişen bilinç kaybı.
Bu belirtiler ortaya çıktığında, aort darlığı artık ciddi ve hayatı tehdit eden bir aşamaya gelmiş demektir. Tanı, genellikle doktorun stetoskopla kalbi dinlerken duyduğu tipik “üfürüm” sesiyle şüphelenilerek konur ve Ekokardiyografi (EKO) adı verilen kalp ultrasonu ile kesinleştirilir.
TAVI Kimler İçin Uygun? (Aday Seçimi Kriterleri)
TAVI yöntemi ilk geliştirildiğinde sadece “ameliyat edilemez” olarak kabul edilen hastalar için bir seçenekti.
Ancak teknolojinin gelişmesi ve yöntemin başarısının kanıtlanmasıyla birlikte kullanım alanı genişlemiştir.
Günümüzde TAVI için uygun adaylar, “Kalp Takımı” (Heart Team) adı verilen, kardiyolog ve kalp-damar cerrahlarından oluşan bir konsey tarafından belirlenir.
Aday seçiminde şu kriterler göz önüne alınır:
- Ciddi ve Semptomatik Aort Darlığı: EKO ile tanısı doğrulanmış, ileri derecede darlığı olan ve bu darlığa bağlı olarak yukarıda sayılan belirtileri yaşayan hastalar.
- Yüksek Cerrahi Risk: Hastanın yaşı (genellikle 75-80 yaş üstü), akciğer, böbrek gibi ek organ hastalıkları, daha önce geçirilmiş kalp ameliyatı gibi faktörler nedeniyle açık kalp ameliyatı riskinin yüksek olması.
- Uygun Anatomi: İşlem öncesi yapılan testlerle hastanın damar yapısının ve aort kapağının TAVI işlemine uygun olduğunun saptanması.
İşlem Öncesi Hazırlık: EKO, BT-Anjiyo, Laboratuvar
TAVI işlemi, kişiye özel bir planlama gerektirir, bu nedenle işlem öncesi hazırlık çok detaylıdır. Bu hazırlık sürecinde yapılan temel testler şunlardır:
- Ekokardiyografi (EKO): Hem göğüsten (transtorasik) hem de bazen yemek borusundan (transözofageal) yapılarak kapak darlığının derecesi ve kalp fonksiyonları detaylıca değerlendirilir.
- Bilgisayarlı Tomografik Anjiyo (BT-Anjiyo): TAVI planlamasının en kritik testidir. Bu test sayesinde, hastaya takılacak olan yeni kapağın boyutu milimetrik olarak hesaplanır, kasık damarlarının işleme uygun olup olmadığı ve kateterin kalbe ilerleyeceği yol haritası çıkarılır.
- Koroner Anjiyografi: Kalp damarlarında TAVI işlemine engel teşkil edecek veya aynı seansta müdahale gerektirecek bir darlık olup olmadığını görmek için yapılır.
- Laboratuvar Testleri: Kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyonları gibi standart testler yapılır.
TAVI Aşamaları: Giriş Yolu, Kapak Yerleştirme, Doğrulama
TAVI işlemi, genellikle hibrit bir ameliyathanede veya kateter laboratuvarında, kardiyoloji ve kalp-damar cerrahisi ekiplerinin iş birliğiyle gerçekleştirilir. İşlemin temel aşamaları şunlardır:
- Giriş Yolu (Erişim): Vakaların %90’ından fazlasında, kasık bölgesindeki atardamar (femoral arter) kullanılır. Buradan iğne ile girilerek damar yolu oluşturulur. Eğer kasık damarları uygun değilse, köprücük kemiği altındaki atardamar veya doğrudan göğüsten küçük bir kesi gibi alternatif yollar kullanılabilir.
- Kapak Yerleştirme: Giriş yolundan ilerletilen ince bir kateter, kalbin sorunlu aort kapağının içine yerleştirilir. Bu kateterin üzerinden, özel bir taşıyıcı sistem içine sıkıştırılmış olan yeni biyolojik kapak ilerletilir. Yeni kapak, tam olarak eski kireçli kapağın içine gelecek şekilde pozisyonlandırılır.
- Doğrulama: Doğru pozisyonda olduğu teyit edilen yeni kapak, bir balon yardımıyla veya kendiliğinden genişleyerek (kapağın modeline göre değişir) eski kapağı kenarlara iterek yerine oturur. Kapak açılır açılmaz çalışmaya başlar. İşlemin sonunda, kapak fonksiyonları anında EKO ve basınç ölçümleriyle kontrol edilir.
Anestezi Seçenekleri ve İşlem Süresi

TAVI işleminin ilk yıllarında genellikle genel anestezi tercih edilirken, günümüzde birçok merkezde hasta konforu ve daha hızlı iyileşme için “bilinçli sedasyon” adı verilen hafif anestezi yöntemi kullanılmaktadır.
Bu yöntemde hasta solunum cihazına bağlanmaz ve işlem sırasında hafif uykulu bir haldedir. İşlemin kendisi genellikle 1 ila 2 saat arasında sürer.
Olası Komplikasyonlar ve Risk Yönetimi
TAVI, açık kalp ameliyatına göre daha düşük riskli bir işlem olsa da, her tıbbi müdahale gibi kendine özgü riskler içerir. En sık görülen komplikasyonlar şunlardır:
- Kalp Pili Gereksinimi: Yeni kapağın kalbin elektriksel ileti sistemine bası yapması nedeniyle, hastaların yaklaşık %5-15’inde işlem sonrası kalıcı kalp pili takılması gerekebilir.
- Damar Komplikasyonları: Kasıktaki giriş yerinde kanama, damar yırtılması gibi sorunlar görülebilir.
- Kapak Çevresi Kaçak (Paravalvüler Leak): Yeni takılan kapağın kenarlarından az miktarda kan sızıntısı olmasıdır. Genellikle hafif düzeydedir ve sorun teşkil etmez.
- İnme (Felç): İşlem sırasındaki manipülasyonlara bağlı olarak küçük pıhtıların beyne gitme riski düşüktür (%1-3 civarı) ancak en ciddi komplikasyonlardan biridir.
İşlem Sonrası Takip: İlaçlar ve Kontrol Aralıkları
TAVI sonrası hastalar genellikle birkaç gün yoğun bakım ve serviste takip edildikten sonra taburcu edilir.
Taburculuk sonrası takip, tedavinin önemli bir parçasıdır.
Hastaların, yeni kapak üzerinde pıhtı oluşumunu önlemek için bir süre (genellikle 3-6 ay) çiftli kan sulandırıcı (Aspirin + Klopidogrel gibi), sonrasında ise genellikle ömür boyu tekli kan sulandırıcı kullanmaları gerekir.
İşlem sonrası 1., 6. ve 12. aylarda ve sonrasında yıllık olarak EKO kontrolleri ile kapağın performansı takip edilir.
Sonuç

TAVI yöntemi, ileri aort darlığı tedavisinde bir çığır açarak, önceden çaresiz kabul edilen veya sadece çok yüksek riskli bir ameliyat şansı olan hastalara, daha konforlu, daha az riskli ve daha hızlı bir iyileşme süreci sunan muazzam bir teknolojik başarıdır.
“Kalp Takımı” tarafından yapılan doğru hasta seçimi ve tecrübeli merkezlerde uygulandığında, sonuçları son derece yüz güldürücüdür.
Bir Samsun Kalp Doktoru olarak, bu tür ileri düzey girişimsel tedavileri yakından takip etmekte ve uygun hastaların bu hayat kurtarıcı teknolojilere erişimi için gerekli yönlendirmeleri yapmaktayız.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
TAVI sonrası ne zaman taburcu olurum?
Herhangi bir komplikasyon gelişmemesi durumunda, TAVI işlemi sonrası hastanede kalış süresi genellikle 2 ila 4 gün arasındadır. Hasta, kısa bir süre içinde mobilize edilir ve günlük yaşam aktivitelerine dönebilir.
Kalp pili gereksinimi ne sıklıkta olur?
Bu oran, kullanılan kapağın tipine ve hastanın kendi kalp ileti sisteminin durumuna göre değişmekle birlikte, TAVI sonrası kalıcı kalp pili takılma ihtiyacı ortalama %5 ila %15 arasındadır.
TAVI ve açık cerrahi arasındaki farklar nelerdir?
En temel fark, TAVI’nin “minimal invaziv” bir yöntem olmasıdır. TAVI’de göğüs kafesi açılmaz, kalp durdurulmaz ve kalp-akciğer makinesine bağlanılmaz. İşlem kasıktan girilerek yapılır. Bu nedenle iyileşme süresi çok daha hızlıdır. Açık cerrahide ise göğüs kemiği kesilir, kalp durdurulur ve iyileşme haftalar, hatta aylar sürebilir.
TAVI SGK kapsamına girer mi?
Evet, TAVI işlemi Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmaktadır. Ancak bu işlemin geri ödemesi, sadece belirli şartları sağlayan, bünyesinde Kalp Takımı Konseyi bulunan ve Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış tecrübeli merkezlerde yapılabilmektedir. Hastanın TAVI’ye uygunluğu, bu konseyin ortak kararı ve raporu ile belgelenmelidir.
İletişime Geçin




